Adana'nın Öncü Gazetesi
$ DOLAR → Alış: 7,33 / Satış: 7,36
€ EURO → Alış: 8,86 / Satış: 8,90

  İRRİTABLE BAĞIRSAK SENDROMU’NDA BESLENME

DİYETİSYEN DEMET BAHAR
DİYETİSYEN DEMET BAHAR
  • 12.09.2020

                                  İRRİTABLE BAĞIRSAK SENDROMU’NDA BESLENME

 

İrritable Bağırsak  Sendromu (İBS), Türkiye nüfusunun %15’inin muzdarip olduğu bir hastalık.

Tıp dünyasında kesin çözümü olmayan bu hastalığın halk dilindeki adı Huzursuz Bağırsak Sendromu olup çoğu zaman tanımını yapmakta zorlanıldığı görülür.

Eğer:

  • Kontispasyon (kabızlık), diyare(ishal) veya her iki şikayetiniz de varsa
  • Bu şikayetlere ek olarak karın ağrınız oluyorsa, dışkılama sonrası hafif rahatlama hissediyor ve tekrar şikayetleriniz başlıyorsa
  • Şikayetleriniz 6 ay ve daha uzun zamandır devam ediyorsa ve buna sebebiyet verecek başka herhangi bir rahatsızlığınız yoksa İBS’siniz diyebiliriz.

İBS durumunda yaşam kalitemiz fazlasıyla düşer; kendimizi halsiz, mutuz, kaygılı hissedebiliriz. Bunun en önemli nedeni ise İBS varlığında “Bağırsak-Beyin Ekseninde” meydan gelen bozulmalardır. Bağırsakların beyni etkilediği bilimsel çalışmalarla kanıtlanmış bir gerçektir. Bu nedenle huzursuz bağırsaklara sahip olmak demek huzursuz bir birey olmamız demektir.

İrritable Bağırsak Sendromlu bireyler, iç organlarındaki şikayetleri sağlıklı bireylere göre daha fazla hissederler.  Özellikle mide-bağırsak ağrılarını 1 yerine 10 hissettikleri için acaba kanser miyim ölecek miyim gibi soru işaretleri yaşayabilirler. İBS ölümcül bir hastalık değildir, yaşam kalitesini düşürür ve doğru tedavi ile seyri hafifletilebilir bir hastalıktır.

İBS’de olmazsa olmazımız beslenmedir. Yağlı, baharatlı, katkı besinlerinden uzak bir beslenme tam bir çözüm getirmese de müthiş boyutta rahatlatıcı ve doğru bir yaklaşımdır.

İBS’deki kabızlık ile normal kabızlık arasındaki temel fark İBS’de karın  ağrısının da beraber olmasıdır. Kabızlık elbette ki doğru beslenmeyle düzenlenebilecekken kronik kabızlıkta ve İBS’yle ortaya çıkan kabızlıkta antibiyotik kullanmak yerine bilimsel çalışmalara konu olmuş probiyotikleri kullanmak ve Akdeniz diyeti uygulamak şu anki verilerimize göre en doğru yaklaşım olacaktır.

Kırmızı et, sakatat, şeker oranı yüksek meyveler, kurubaklagiller gibi inflamatuar (iltihap arttırıcı) besinler İBS’de kaçınılması gereken besinlerdendir.

Bağırsak denilince en çok tartışılan konulardan biri de “gluten”dir. Çölyak hastası değilseniz veya glutene karşı hassasiyetiniz yoksa glutensiz beslenme doğru bir yaklaşım değildir. Unutmayalım ki glutensiz beslenme şeker hastalığına, obeziteye, damar sertliğine neden olabilmektedir. Bu nedenle İBS durumunda yanlış yönlendirmeler yerine mutlaka bir gastroenterologla ve diyetisyeninizle görüşmeniz gerekmektedir. Son olarak çözüm bilimdedir ve biz ne yersek o’yuz deyip hepinize sağlıklı bir yaşam diliyorum.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ