Adana'nın Öncü Gazetesi
$ DOLAR → Alış: 8,66 / Satış: 8,69
€ EURO → Alış: 10,31 / Satış: 10,35

EĞİTİM AMA NASIL ?

EĞİTİMCİ - YAZAR HALİL KIRIK
EĞİTİMCİ - YAZAR HALİL KIRIK
  • 17.05.2021

EĞİTİM AMA NASIL ?

Eğitimin amacı öğrencinin okul dışında da kendi başına okuma, gelişme arzusunu yaratabilmesine zemin hazırlamaktır. Eğitim öncelikle kişinin kendisini, toplumunu, dünyevi tanımasına olanak sağlamalı, bu süreçte öğrencinin kimliğini oluşturan yerel değerleri anlayarak evrensel hakikatlerle bütünleştirmelidir. Öğrenci teorik bilgilere boğulup ezberci yapılmadan yasadığı toplumun gerçekleriyle yüzleşmeli, çözüm surecinde bilimsel bilgileri pratik hayatin gerçekleriyle fark etmelidir.

Eğitim sorun çözme surecinden önce öğrencinin şahsi farkındalığını arttırma, benlik algısını geliştirmeye donuk olmalıdır. Sadece meslek edindirmeye donuk eğitim algısı verimsiz, asosyal, bencil kitleler doğurur. Ahlaki değerler öncelikle ahlaki değerleri olan eğitimci ve ebeveynlerle sağlanır, nitekim toplum yaratıcı insanlardan önce ahlaki sorumluluğu olan insanlara muhtaçtır. Ahlaki sorumluluk asla teorik bilgilerin ezberi ile olmaz. Olgun birey kendisinin, özelliklerinin farkında olan bireydir. Kendi iç dünyasının farkında olmayan bireylerin ahlaki değerleri gelişmez, toplumda konumu olsa bile ufku dar, yasam amacı tüketmeye donuktur.

Üniversitede evrensel bilim, etik değerler görürüz, mezun olunca geleneksel, klişe, sorgulanmamış yerel dogmalarla yaşarız yine. Ne kadar bilirsen bil bildiğine yakışır şekilde yaşamıyorsan öğrenmiş sayılmazsın. Öğrenci din dersini “iyi insan” olmak için değil de not için ezber yapar, dersten geçer amacına ulaşır. Halbuki dersin amacı sınavdan not almak değil ahlaklı insan yetiştirmektir. Dersi geçer ama din, ahlak anlayışı ilkel kalır; yine çevreye çöp atar, kul hakkı yiyebilir. Felsefe görüyor ama fanatik olabiliyor, ingilizce görüyor ama bilgiler çok yetersiz kalıyor.

İlimi, bilimi dışlayan her türlü ideoloji, yasam tarzı zamanla bozulmaya baslar ve o toplumlarda cehalet arttığı gibi huzur, refah kalmaz, kimse kimseye güvenmez. Toplumun inanç kalitesi, dünya görüşü samimiyeti yaşadıkları hayatin kalitesi oranındadır. İlimsiz ve merhametsiz inanç, felsefe algısı cahil, sorunlu toplum oluşturur her zaman. Eskiden de kitap okuma oranı azdı ama toplumda manevi insani değerler sağlamdı. Günümüze kadar okuma oranı arttı ama yozlaşma, seviyesizlik arttı. Ne yazık ki simdi nesli de yetiştiren evvelki yılların sağlam bireyleriydi. Yeni ebeveynler çocuk eğitiminde kendilerini zamanın koşullarına göre güncellemiyor. çünkü şimdiki zaman, toplum değerleri eski yıllara göre daha karmaşık, daha kırılgan. Eskiden hayat zordu imkanlar kısıtlıydı ama insani değerler yüksekti. Günümüzde her şeye ulaşmak çok kolay, konfor arttı ama insani değerler azaldı, toplumda kişiliksizlik, yozlaşma çok fazla maalesef.

Zorunlu eğitimde zorunlu okuyanlar, zorunlu edindikleri bilgileri, o bilgiyle isi bitince unutur. Zorunlu olduğu için okuyanlar değil, gönüllü okuyanlar, kendini bilmek için okuyanlar insani, ahlaki olarak gelişiyor. Bilgiyi özümseyip davranışa dökmedikten sonra kuru kuru ezberlemek kişiyi adam etmez, hatta bilgi bellekten çıkıp özümsenmediği için kişi son derece ahlaksız, kişiliksiz olabilir; çok kariyerli olsa da. Halbuki yaratıcı, sorgulayarak düşünme, erdemli yaşam tutumları kazanmak için not, sınav, meslek edinme, el alem ne der kaygılarından kurtulmak lazım. Diğer türlü not, sınav gelecek kaygısı için zoraki ezberlenen bilgiler

özümsenmediği gibi kullanıldıktan sonra unutuluyor, çünkü temel amaç not almaktır karakter gelişimi, aklın gelişimi değildir. Nitekim ‘’Zoraki edinilmiş bilgi asla akılda durmaz.” Maddi kaygıların çok yoğun olduğu toplumlarda insanlar zeki olsa bile yaratıcı düşünemez, okuma alışkanlığı edinemez

Sadece geçinmek, maddi konfor sağlamak için diplomayı, kariyeri araç olarak kullanıyoruz. Eğitim, diploma almamızın gayesi öncelikle medeni olma olmayınca asıl gaye olan bireysel, maddesel tatmin bizi gerçekten medeni yapmamakla birlikte ruhani, manevi değerleri zamanla küçük görmeye başlamaktayız. Eğitim almak kadar neden eğitim almalıyızın cevabını bir ülkede üniversiteler, siyasiler, aile kurumu vs. toplumsal etmenler gerçekçi bicimde ele alıp ona uygun eğitim politikaları üretmeli.

Eğitim, diploma, kariyer önce insan olma, medeni olma, üretken paylaşımcı olmayı sağlamadıktan sonra kişiler bireysel tatmin için yasarlar ki bu süreçte toplumda artik üretkenlik gayesi de kalmayacağı için medeniyet, bilim, akademik gelişmeler de geriler. Yani medeni olmayı sağlayamayan eğitim anlayışı unvanlı, akademik kariyerli, diplomalı olduğu halde verimsiz kitleler oluşturmakta. Fikir fukarası kariyerli insan vakası topluma gelecek adına vizyon çizemez.. Hangi amaçla eğitim almalıyız, eğitimlilerin verimsizliğinin nedenleri nelerdir? Uygun cevaplar bizi uygun tedavilere yöneltecektir. Ayrıca üniversitede okuyanlara verilen teorik bilgiler ile toplumsal realiteler uyumlu değilse, akademik dünya toplumdan kopuksa orda körler sağırlar birbirini ağırlar durumu oluşur.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ