Adana'nın Öncü Gazetesi
$ DOLAR → Alış: 8,66 / Satış: 8,69
€ EURO → Alış: 10,31 / Satış: 10,35

ASTIM VE OBEZİTE

DİYETİSYEN DEMET BAHAR
DİYETİSYEN DEMET BAHAR
  • 12.10.2019

Astım; hava yollarının aşırı duyarlılığı ile ilişkili, tekrarlayıcı hırıltılı solunum, nefes darlığı, göğüste sıkışma hissi ve öksürük ataklarına neden olan kronik bir hastalıktır.

Günümüzde astım hastalığındaki hızlı artışın nedeninin genetik faktörlerin yanı sıra yaşam tarzındaki değişimlerle de ilgili olduğu düşünülmektedir. Özellikle yanlış beslenme ve obezite astımı tetikleyen faktörlerin başında gelmektedir. Obezite toraks bölgesinde (göğüs kafesi bölgesinde) yağlanmaya ve akciğerlerde infalamasyona neden olarak soluk alıp-vermeyi zorlaştırabilmektedir. Solunum yolundaki bu kısıtlanma ve solunum hacmindeki düşüş alveol (akciğerin içinde bulunur) yüzey gerilimini arttırarak solunum için harcanan çaba ve tüketilen O2 miktarını artırmaktadır. Beden kütle indeksi (BKİ) 40,0’ın üzerinde olan bireylerde solunum için harcanan O2 miktarı total O2 tüketiminin %16,0’sına ulaşırken normal ağırlıklı bireylerde bu oran en fazla %3,0 olmaktadır. Bu demek oluyor ki obezite solunum için daha fazla oksijen alma ihtiyacını doğurmaktadır.

Günümüzde doğal besinin yerini işlem görmüş, yüksek enerjili besinler almaktadır. Beslenme alışkanlığındaki bu hızlı değişim vücut yağ dokusunu arttırmakta ve alınan toplam antioksidan miktarının düşmesine neden olmaktadır.

Astımda beslenmenin en önemli rollerinden biri de antioksidan vitamin (A, C ve E vitamini) alımı ile ilişkilidir. Astımda antioksidan korunma mekanizmasında pek çok farklılaşmaların olduğu bilinmektedir. Diyette yapılacak basit değişiklikler oksidatif stresi azaltabilmekte ve astımdan korunma ve tedavide önemli olumlu etki gösterebilmektedir. Antioksidan vitaminlerden olan E vitaminin en zengin kaynakları; yeşil yapraklı sebzeler, yağlı tohumlar ve bunlardan elde edilen yağlar, sert kabuklu meyveler (fındık, ceviz vb.), tahıl taneleri ve kurubaklagillerdir. Et, yumurta ve balıkta da bir miktar vardır. A vitamini ise hayvansal yiyeceklerden en çok balık karaciğer ve vücut yağı, karaciğer, süt ve süt yağı, yumurta sarısında bulunur. A vitamini öncüsü karotenoidler en çok sarı, turuncu ve yeşil sebze ve meyvelerde bulunur. Taze sebze ve meyvelerde C vitamininin en önemli kaynaklarıdır.

Antioksidanlar dışında çoklu doymamış yağ asitlerinin (bitkisel yağ kaynakları) ve D vitamininin yeterli miktarda alımının ve ayrıca sodyum, magnezyum gibi minerallerin diyetteki miktarının önemli bir yere sahip olduğu görülmektedir. Bu nedenle astım hastalarının antioksidan içeriği yüksek sebze-meyveleri, D vitamini kaynaklarından olan sütü günlük diyetlerinde bulundurmaları ve Omega 3 içeriği yüksek balıkları yeterli miktarda tüketmeleri faydalı olabilmektedir. Omega 3 yağ asitlerinin astım üzerindeki potansiyel koruyucu etkisi varken trans yağ asitleri ile omega-6 yağ asitlerinin astım üzerindeki zararlı etkileri bulunmaktadır. Omega 3 yağ asitleri omega 6 yağ asitlerinden

oluşan inflamatuar ürünlerin salınımı yerine daha az inflamatuar potansiyeli olan metabolitlerin oluşmasını sağlar. Omega-6 yağ asitlerinden zengin olan bitkisel yağlar mısır özü, ayçiçeği, soya fasulyesi yağlarıdır. Omega-3 yağ asitleri ise balık yağında bulunur. Özellikle soğuk sularda yaşayan uskumru, ton, somon gibi yağlı balıklarda bulunmaktadır. Balıklardan başka keten tohumu ve yağı kanola yağı, soya yağı, fındık ve ceviz gibi bitkisel kaynaklarda da bir miktar omega-3 yağ asidi bulunmaktadır. Omega-6’nın olumsuz etkileri nedeniyle günlük tüketimi enerjinin % 10’unu karşılayacak kadar olmalıdır. Astımdaki önemli olumlu etkilerinden dolayı da omega-3 yağ asitlerinin önemli kaynağı olan balığın tüketimi arttırılmalı, haftada en az 2 kez balık yenilmelidir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ