Adana'nın Öncü Gazetesi
$ DOLAR → Alış: 7,33 / Satış: 7,36
€ EURO → Alış: 8,86 / Satış: 8,90

CUMHURİYET ERDEMDİR

BÜROKRAT - ARAŞTIRMACI- YAZAR HARUN DOĞAN
BÜROKRAT - ARAŞTIRMACI- YAZAR HARUN DOĞAN
  • 26.10.2020

“Cumhur” kelimesi sözlük anlamı itibariyle “halk”  demektir.  Halkın kendi kendini yönettiği rejimin adı ise “Cumhuriyet” tir.

Halkın ve milli iradenin hâkim olduğu yönetim biçimidir cumhuriyet. Halkın özgür iradesiyle seçtiği kişilerin, kendini seçen topluma vekâleten onların adına kanunlar çıkardığı, karar verdiği ve onları yönettiği idare biçimidir.

“Cumhuriyet”, ve “demokrasi” birbirine kuvvetle bağlı iki kavramdırlar.Demokratik anlayışla halkın, desteklediği yöneticileri göreve getirmesi, desteklemediği, beğenmediği yöneticileri de yine özgür iradesiyle verdiği oylar kanalıyla görevden uzaklaştırmasıdır.M. Kemâl bunu önemle vurgulayarak, “Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemi ile devlet şekli demektir. Biz cumhuriyeti kurduk; o, on yaşını doldururken demokrasinin bütün gereklerini sırası geldikçe uygulamaya koymalıdır.” demektedir.[1]

Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşı neticesinde müttefikleri ile birlikte savaşı kaybedenlerden olmuş ve ağır bir fatura ödemeye mahkum edilmişti. Devletin ve bu devleti ayakta tutmak için yıllar yılı savaş, yokluk, felaketler içerisinde adeta debelenen bu necîp milletin kurtulması ve kadim geçmişinden beridir alışık olduğu üzere,esâaet zincirinin halkasını boynuna geçirmemesi gerekirdi. İşte bu dönemde Mustafa Kemâl ve onunla birlikte ona inanarak bu kurtuluş dâvâsına baş koyan arkadaşları, çalışmalara başlayarak yurdumuzu emperyal güçlerin boyunduruğu altına girmekten kurtarıp, 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’i kurarak hür, bağımsız, demokratik, ve lâik bir cumhuriyet yönetimiyle milletimizi tanıştırdılar. M. Kemâl, “Bu kadar matemler ve felaketler geçirdikten sonra elbette Türk öğrenmiştir ki, vatanı yeniden yapmak ve orada mutlu ve özgür yaşayabilmek için kesinlikle egemenliğine sahip kalmak ve cumhuriyet bayrağı altında bütün evlatlarını toplu ve dikkatli bulundurmak gerekir.”[2] diyerek bu erdemli yönetim tarzının önemini vurgulamıştır.

Böylece 29 Ekim 1923,halkın kendi iradesini eline alarak, kendi kararlarını kendisinin verdiği insanca bir yönetime kavuştuğu günün adı oldu.  M. Kemâl bununla ilgili olarak,  “Çağdaş bir cumhuriyet kurmak demek, milletin insanca yaşamasını bilmesi, insanca yaşamanın neye bağlı olduğunu öğrenmesi demektir.”[3]diyordu.

Akıl ve bilimin ışığında, muâsır medeniyetler seviyesine çıkmak ve onları geçmek idealiyle kurulan Cumhuriyetimiz sayesinde, kadın – erkek eşitliğinin sağlandığı, kadına seçme ve seçilme hakkının verildiği, demokrasi ve insan haklarının vazgeçilmez sayıldığı, bilimin yol gösterici olduğu bir yönetime kavuştuk.

Cumhuriyet bir erdemdir.ZîrâUlu Önder,  “Cumhuriyet, ahlaksal erdeme dayanan bir yönetimdir.Cumhuriyet erdemdir. Sultanlık, korku ve tehdide dayanan bir yönetimdir. Cumhuriyet yönetimi, erdemli ve namuslu insanlar yetiştirir. Sultanlık korkuya, tehdide dayandığı için korkak, alçak, sefil, rezil insanlar yetiştirir. Aradaki fark bunlardan ibarettir.”[4] diyerek cumhuriyet idâresinin erdeme dayandığını ortaya koymaktadır.

Devletimizin ve Cumhuriyetimizin bânîsi M. Kemâl Atatürk, “Cumhuriyet; fikren, ilmen ve bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli koruyucular ister. Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz Kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.”  demiş ve onu Türk gençliğine, dolayısıyla yüce Türk Milleti’ne emanet ettiğini belirtmiştir.

Ulu önder M. Kemâl Atatürk, “Benim nâçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşayacaktır.”  diyerek, bu necîp milletin şanına yaraşır şekilde kurduğu bu erdemli yönetimin ilelebet yaşayacağının da müjdesini vermiş, bunu söylerken de bizlerin bu uğurda çok çalışmamız gerektiğini zımnen vurgulamıştır.

Yine M. Kemâl Atatürk’ün, “Cumhuriyetimiz, öyle sanıldığı gibi zayıf değildir. Cumhuriyet emeksiz de kazanılmış değildir. Bunu elde etmek için çok kan döktük. Her tarafta kırmızı kanımızı akıttık. Gerektiğinde kurumlarımızı savunmak için gerekeni yapmaya hazırız.”[5] şeklinde söylediği üzere, bize emanet edilen bu cumhuriyeti korumak ve onu ilelebet yaşatmak bizim görevimiz olmalıdır. Bu uğurda bizler elimizden gelen tüm gayreti ve fedakarlığı göstermeye Türk Milleti olarak her zaman ve daima  hazırız.

Yüce milletimizin özgürlüğüne ve benliğine kavuşarak erdemli bir yönetime sahip olduğu Türkiye Cumhuriyeti’mizin kuruluşunun 97. yılı kutlu olsun.

 

Bibliyografya:

[1] Afet İnan, Atatürk Hakkında H.B., s. 251

[2] Atatürk’ün S.D.I1, s. 180

[3] Gazinin N.A.V., Muhit Mec, Sene: 3, No: 32, 1931, s. 7-8

[4] Atatürk’ün S.D.U, s.231

[5] Atatürk’ün S.D. III, S. 71

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ