Türkiye Kamu-Sen Adana İl Temsilcisi Durdu Mehmet Girgeç’ten Ülkü Ocakları’nın Avrupa Birliği Tarafından Hedef Alınmasına Sert Tepki!
Türkiye Kamu-Sen Adana İl Temsilcisi Durdu Mehmet Girgeç’ten Ülkü Ocakları’nın Avrupa Birliği Tarafından Hedef Alınmasına Sert Tepki!
Türkiye Kamu-Sen Adana İl Temsilcisi Durdu Mehmet Girgeç, Avrupa Birliği’nin Ülkü Ocakları’nı hedef alan yaklaşımına sert sözlerle tepki gösterdi. Girgeç, Türk gençliğinin milli değerlerine bağlı şekilde yetişmesinden rahatsızlık duyan çevrelerin, Ülkü Ocakları üzerinden Türkiye’yi hedef aldığını savundu.
Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi Durdu Mehmet Girgeç’ten Ülkü Ocakları’nın Avrupa Birliği Tarafından Hedef Alınmasına Sert Tepki:
Türkiye Kamu-Sen Adana İl Temsilcisi Durdu Mehmet Girgeç, yaptığı yazılı açıklamada Avrupa Birliği’nin Ülkü Ocakları’na yönelik eleştirilerine sert tepki gösterdi. Girgeç, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından düzenlenen Türk Gençliği Büyük Kurultayı’nın bazı çevreleri rahatsız ettiğini belirterek, bunun temel nedeninin milli kimliğine sahip çıkan Türk gençliğinin güçlenmesi olduğunu ifade etti.
Açıklamasında, Türk gençliğinin tarihinden, kültüründen ve milli değerlerinden aldığı güçle geleceğe yürüdüğünü vurgulayan Girgeç, Ülkü Ocakları’nın sadece milli ve manevi değerleri aktaran bir yapı olmadığını, aynı zamanda gençlerin bilim, teknoloji ve eğitim alanlarında da gelişimine katkı sunduğunu dile getirdi.
Türk milletinin medeniyet anlayışının adalet, vicdan ve insanlık üzerine kurulu olduğunu kaydeden Girgeç, Türk gençliğinin milli şuurla yetişmesinden rahatsızlık duyan çevrelerin eleştirilerinin karşılık bulmayacağını söyledi.

Vaat Karnesi Mi, Başarı Sıralaması mı?
Girgeç, açıklamasını Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.” sözünü hatırlatarak tamamladı. Türk gençliğinin ilim, ahlak, çalışma ve milli şuur doğrultusunda yoluna devam edeceğini belirten Girgeç, eleştirilere en güçlü cevabın ortaya konulan eserler ve başarılarla verileceğini ifade etti. İşte o açıklama:
MEDENİYET DEDİKLERİ TEK DİŞİ BİLE KALMAYAN CANAVAR!
Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfımız tarafından düzenlenen Türk Gençliği Büyük Kurultayı birilerini sadece tedirgin etmedi, kökleri mazide, hedefleri istikbalde olan bir davanın genç yüreklerde yeniden filizlenişini görmek istemeyen çevreleri harekete geçirip maskelerini düşürdü.
Bazıları için asıl rahatsızlık, köklerinden güç alan bir gençliğin her geçen gün iradesini, dirayetini ve kudretini daha gür bir şekilde ortaya koymasıdır. Çünkü onlar, tarihini unutan, kimliğinden koparılan ve başkalarının çizdiği sınırlar içinde yaşamaya razı edilen nesiller isterler.
Oysa mazisinin şuuruna ermiş, milletinin değerlerini yüreğinde taşıyan gençlik dayatılan kalıplara sığmaz, biçilen gömlekleri giymez, kendisine tayin edilen sınırları kabul etmez.
Kökleri binlerce yıl öncesine uzanan bir milletin evlatları, onların parlementosunun yazdığı senaryolarda figüran olmayı değil, kendi tarihlerini yeniden yazmayı tercih ederler. Bu yüzden onların rahatsızlığı, Türk gençliğinin varlığından değil yeniden şahlanışından kaynaklanmaktadır.
Ülkü Ocakları’nı hedef alanlar, aslında Türk gençliğinin kendi kimliğiyle var olmasından rahatsız olmaktadır. Zira Ülkü Ocaklarımızda yetişen gençler, sadece geçmişin mirasını öğrenmekle kalmamakta, aynı zamanda çağın gerektirdiği bilgi, bilim ve teknoloji alanlarında da kendilerini geliştirmektedir.
Türk gençliğine fırsat ve imkân verildiğinde neleri başarabileceğini ortaya koyan her çalışma, önyargılarla hareket eden çevrelerin ezberlerini bozmaktadır.
Türk milletinin asırlardır taşıdığı medeniyet anlayışı; sömürünün, tahakkümün ve kültürel dayatmaların değil, adaletin, vicdanın ve insanlık onurunun üzerine kuruludur.
Türk gençliğinin milletin geleceğini inşa edecek bilinçle milli şuura sahip olması, kendi tarihini ve kültürünü koruması bazı çevreler için rahatsız edici görülmektedir.
Büyük Türk milletinin evlatları, güçlerini başkalarının takdirinden değil, kendi tarihinden, kültüründen ve inancından alır. Nitekim Mustafa Kemal Atatürk’ün ifade ettiği gibi: “Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.” vecizesi, ülkücü irade için sadece bir hatırlatma değil, aynı zamanda milletine güvenen gençliğin yol haritasıdır. Türk gençliği, atalarından aldığı ilhamla kimliğini inkâr etmeden çağın gereklerini yerine getirebileceğini, milli değerlerle evrensel başarıların bir arada yürüyebileceğini göstermeye devam edecektir.
Bilinsin ki, kökleri derinlere uzanan bir çınarın gölgesinden rahatsız olmak, o çınarın varlığını ortadan kaldırmaz. Aksine, onun ne kadar güçlü, ne kadar köklü ve ne kadar sağlam bir zemine sahip olduğunu gösterir. Kendi tarihi çelişkileriyle yüzleşmekte zorlananların, Türk gençliğine medeniyet dersi vermeye kalkışması ise tam bir hadsizliktir. Türk gençliği, başkalarının onayına ihtiyaç duymadan, ilimle, ahlakla, çalışmayla ve milli şuurla yoluna devam edecek, kendisini hedef alan eleştirilere en güçlü cevabı ortaya koyduğu eserlerle verecektir.















