Adana'nın Öncü Gazetesi
$ DOLAR → Alış: 31,22 / Satış: 31,34
€ EURO → Alış: 33,76 / Satış: 33,89

SUYA ERİŞİM BİR İNSANLIK HAKKIDIR

SUYA ERİŞİM BİR İNSANLIK HAKKIDIR
  • 22.03.2021

TMMOB Kimya Mühendisleri Odası Güney Bölge Şubesi Başkanı Ümit Türkmen, su kaynaklarında yaşanan sıkıntıya dikkat çekerek, Dünya Su Günü dolayısıyla bir açıklama yaptı. Başkan Türkmen, suya erişimin bir insanlık hakkı olduğunu ifade ederek, sözlerine şöyle devam etti.
1993 yılında BM tarafından kabul edilen ve kutlanan Dünya Su Günü bu yıl pandeminin ağırlaştırdığı su sorunlarıyla; Dünyada 2.2 milyar insanın güvenli içme suyuna erişim hakkının bulunmadığı bir ortamda yeniden kutlanmaktadır. Dünyanın su kaynakları açısından sorunlu bir bölgesinde olan ülkemizde de 2050 yıllarından sonra ciddi anlamda bir su sorunu yaşanacağı öngörülmektedir.
Son yıllarda ülkemizde ve Dünyada biraz da iklim değişikliği sonucu su ile ilgili sorunlar daha çok artmaktadır. Dünya ve özellikle ülkemizde ciddi su sorunları yaşanmaktadır. Bugün itibari ile ülkemiz su azlığı yaşayan bir ülke konumundan su fakirliği yaşamaya aday bir ülkedir.  Türkiye genelinde toplam yağış miktarlarında Doğu Karadeniz hariç 2050`den itibaren belirgin olmak üzere özellikle Akdeniz, Ege ve Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yıllık yağış miktarlarında ciddi azalmalar beklenmektedir. Tahminler 2030-2040`lardan itibaren bugün 1365 metreküp olan yıllık kişi başına düşen su potansiyelinin 700 metreküpe kadar gerileyebileceğine işaret etmektedir. Kişi başına su potansiyelinin 2 bin metreküpün altındaki ülkeler “su azlığı”, bin metreküpün altındaki ülkeler ise “su fakirliği” çeken ülke olarak tanımlanmaktadır. Türkiye bugün itibariyle bile su azlığı çeken ülkeler kategorisindedir. Bugün itibari ile İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa gibi büyük kentlerimiz ciddi bir su sıkıntısı ile karşı karşıyadır. Büyük bir hızla su kaynaklarının kirlendiği ülkemizde Doğu Karadeniz, Fırat ve Akdeniz`deki havzalar hariç bütün akarsular ciddi anlamda kirlenmiştir. Gediz, Sakarya, Kızılırmak, Menderes, Ergene gibi nehirlerin suları arıtılamayacak kadar kirlidir. Tüketilebilir yerüstü ve yeraltısuyu potansiyelinin yılık ortalama 112 milyar m3 olduğu buna karşılık tüketilen su miktarının yaklaşık 75 milyar m3 olduğu dikkate alınırsa ülkemizi ileride ciddi bir su kıtlığının beklediği tahmin edilebilir. Yıllık binde 12 nüfus artışı göz önüne alındığında en iyimser tahminle mevcut kaynakların en fazla 2055 yılına kadar yeterli olacağı anlaşılır.

Yaşadığımız pandemi sürecinde bir temizlik aracı olarak kullanılan suyun stratejik önemi daha da artmıştır. Covid 19` un bulaşarak yayılmasını önlemek için tüm bilim insanlarının öncelikle önerdiği şey el temizliği. Bunu milyarlarca insana sağlayabilecek olan doğal kaynağın adı su ve sabun. Suyun bu salgında can kaybının artışını engelleyen önemi herkes tarafından daha iyi anlaşıldı. Özellikle kentlerimizde bir önceki yıla göre tüketilen su miktarının artmasının nedeni budur. Bu durum, suyun yaşama hakkı gibi bir insan hakkı olduğu gerçeğini bir kez daha bize hatırlatmıştır. Salgının atlatılmasından sonra su kaynaklarımız ve su yönetimimize bakışımız da değişmeli. Birçok paradigma gibi bu paradigmayı da değiştirmeliyiz.

Suya erişim bir insanlık hakkıdır. Su olmadan hayatın devamlılığını sağlamak olanaksızdır. Tarım, endüstri ve kentleşme ile ilgili faaliyetleri su olmadan yürütmek mümkün değildir. Dolayısıyla su varlıklarını korumak, aşırı kullanılmasını ve kirlenmesini önlemek insan soyunun en önemli görevlerinden biridir. Yeraltı ve yerüstü sularının kimyasal kalitesinin periyodik ve kapsamlı çalışmalarla kontrol edilmesi gereklidir. Kentsel, tarımsal ve endüstriyel faaliyetler sonucunda açığa çıkan ve gerekli önlemler alınmayınca sulara bulaşarak kirliliğe neden olan çok sayıda kimyasal vardır. Kurşun, arsenik, cıva gibi ağır metaller, sayısı epeyce kabarık olan pestisitler, sudaki klorla birleşen uçucu organik bileşikler, farmakolojik esaslı kimyasal maddeler, aromatik hidrokarbonlar ve organik klorlu kirleticiler gibi toksik etkili kimyasal maddeler en önemli kirleticiler olarak karşımıza çıkmaktadır.

Su yönetiminin başta büyük kentlerimiz başta olmak üzere başarısızlığa uğraması, temiz su kaynaklarının hızla azalması ve kirlenmesi ambalajlı su sektörünü yaratarak yıllık cirosu 7 milyar olan bir pazarın doğmasına neden olmuştur. Ülkemiz sektörel bazda Dünyanın 7. büyük ambalajlı su tüketen ülkesi haline gelmiştir. Yaklaşık on yıl önce musluklardan akan suların içildiği bir ülkeden bugün yoğun olarak ambalajlı su tüketilen bir ülkeye dönüşüm söz konusudur.

İnsan için hayati bir önem taşıyan, bir gereksinim ve hak olduğu kabul edilen suyun insanlara temiz, uygun ve bedelsiz olarak temin edilmesi ve onlara ulaştırılması sosyal bir sorumluluktan öte aynı zamanda bir insanlık görevidir de. Bu görevin yerine getirilmesinde ortaya çıkan ve giderek bir meta ticaretine indirgenen kabul edilemez bu durum, yurttaşlarımızı sahip olmaları gereken bu gerçeklikten başka bir duruma asla sürüklememelidir.

“Ramazan Kardeşliğe Çağrı”
                                       ...
Çukurova Belediyesi çalışanlarına uygulanan baskı , yönlendirme yıldırma politikalarının  karşısındayız
                      Çukurova Belediyesi çalışanlarına uygulanan baskı , yönlendirme yıldırma politikalarının ...
Yeniden Refah Partisi Çukurova İlçe Belediye Başkan Adayı Mustafa Geldi: Ahlaklı belediyecilik anlayışı Çukurova’ya damgasını vuracak
Yeniden Refah Partisi Çukurova İlçe Belediye Başkan Adayı Mustafa Geldi, projelerini anlatmak için Kaburgacı Mustafa’da kahvaltılı basın toplantısı düzenledi.  Yeniden...
YEREL SEÇİMLER ÖNCESİ TALEP VE BEKLENTİLERİMİZİ İÇEREN BASIN AÇIKLAMAMIZI GERÇEKLEŞTİRDİK!
YEREL SEÇİMLER ÖNCESİ TALEP VE BEKLENTİLERİMİZİ İÇEREN BASIN AÇIKLAMAMIZI GERÇEKLEŞTİRDİK! Türkiye Kamu-Sen Adana İl Temsilcisi Durdu Mehmet Girgeç, yerel seçimler...
Sağlıkta şiddetin önlenmesi için acil adımlar atılmalı
Memur-Sen ve Sağlık-sen Adana Şube Başkanı Bekir Nennioğlu acil serviste hastası tarafından darp edilen Hekim ile ilgili Seyhan Devlet Hastanesi...
Fatih Mehmet Kocaispir MHP Adana İl’de coşkuyla karşılandı
                                       ...
İYİ Parti Sarıçam Belediye Başkan adayı Avukat  Yusuf Özer oldu
    İYİ Parti Sarıçam Belediye Başkan adayı Avukat Yusuf Özer oldu İYİ Parti, 31 Mart gerçekleştirilecek yerel seçimlerde Sarıçam...
ATT ve Paramediklere aylık en az 8 bin TL yemek ücreti ödenmesi gerekir
Memur-Sen ve Sağlık-Sen Adana Şube Başkanı Bekir Nennioğlu sendika binasında basın açıklaması yaptı. Yaptığı basın açıklamasında acil sağlık hizmetleri çalışanlarının...
Sigorta ve Bağ-Kur primleri hak kazanılan emekli maaşları ile uyumlu hale getirilmelidir
     Sigorta ve Bağ-Kur primleri hak kazanılan emekli maaşları ile uyumlu hale getirilmelidir Adana Mali Müşavirler Odası Başkanı Güney...
Çukurova Oğuz Boyları Derneği’nin  kuruluşunun 15. yıl dönümü coşkuyla kutlandı
Çukurova Oğuz Boyları Derneği’nin  kuruluşunun 15. yıl dönümü coşkuyla kutlandı Çukurova Oğuz Boyları Derneği’nin  15. yıl dönümü dolayısıyla kutlama programı...
Sağlık-Sen, hak kaybına uğrayan sağlık çalışanları için mücadelesini sürdürüyor.
Memur-Sen ve dana Şubesi Başkanı Bekir Nennioğlu Yüreğir Devlet Hastanesi önünde basın açıklaması yaptı. Başkan Nennioğlu, yaptığı açıklamada şunları ifade...
MEHMET SEZER: “YARI YIL TATİLİ HEPİMİZ İÇİN ÖNEMLİ BİR FIRSATTIR”
Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mehmet Sezer; ” Yarı yıl tatilinin ardından eğitim çalışanlarının sorunlarından arınmış olarak işinin başına geçmesi gerekir....
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ