Adana'nın Öncü Gazetesi
$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:

SUYA ERİŞİM BİR İNSANLIK HAKKIDIR

SUYA ERİŞİM BİR İNSANLIK HAKKIDIR
  • 22.03.2021

TMMOB Kimya Mühendisleri Odası Güney Bölge Şubesi Başkanı Ümit Türkmen, su kaynaklarında yaşanan sıkıntıya dikkat çekerek, Dünya Su Günü dolayısıyla bir açıklama yaptı. Başkan Türkmen, suya erişimin bir insanlık hakkı olduğunu ifade ederek, sözlerine şöyle devam etti.
1993 yılında BM tarafından kabul edilen ve kutlanan Dünya Su Günü bu yıl pandeminin ağırlaştırdığı su sorunlarıyla; Dünyada 2.2 milyar insanın güvenli içme suyuna erişim hakkının bulunmadığı bir ortamda yeniden kutlanmaktadır. Dünyanın su kaynakları açısından sorunlu bir bölgesinde olan ülkemizde de 2050 yıllarından sonra ciddi anlamda bir su sorunu yaşanacağı öngörülmektedir.
Son yıllarda ülkemizde ve Dünyada biraz da iklim değişikliği sonucu su ile ilgili sorunlar daha çok artmaktadır. Dünya ve özellikle ülkemizde ciddi su sorunları yaşanmaktadır. Bugün itibari ile ülkemiz su azlığı yaşayan bir ülke konumundan su fakirliği yaşamaya aday bir ülkedir.  Türkiye genelinde toplam yağış miktarlarında Doğu Karadeniz hariç 2050`den itibaren belirgin olmak üzere özellikle Akdeniz, Ege ve Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yıllık yağış miktarlarında ciddi azalmalar beklenmektedir. Tahminler 2030-2040`lardan itibaren bugün 1365 metreküp olan yıllık kişi başına düşen su potansiyelinin 700 metreküpe kadar gerileyebileceğine işaret etmektedir. Kişi başına su potansiyelinin 2 bin metreküpün altındaki ülkeler “su azlığı”, bin metreküpün altındaki ülkeler ise “su fakirliği” çeken ülke olarak tanımlanmaktadır. Türkiye bugün itibariyle bile su azlığı çeken ülkeler kategorisindedir. Bugün itibari ile İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa gibi büyük kentlerimiz ciddi bir su sıkıntısı ile karşı karşıyadır. Büyük bir hızla su kaynaklarının kirlendiği ülkemizde Doğu Karadeniz, Fırat ve Akdeniz`deki havzalar hariç bütün akarsular ciddi anlamda kirlenmiştir. Gediz, Sakarya, Kızılırmak, Menderes, Ergene gibi nehirlerin suları arıtılamayacak kadar kirlidir. Tüketilebilir yerüstü ve yeraltısuyu potansiyelinin yılık ortalama 112 milyar m3 olduğu buna karşılık tüketilen su miktarının yaklaşık 75 milyar m3 olduğu dikkate alınırsa ülkemizi ileride ciddi bir su kıtlığının beklediği tahmin edilebilir. Yıllık binde 12 nüfus artışı göz önüne alındığında en iyimser tahminle mevcut kaynakların en fazla 2055 yılına kadar yeterli olacağı anlaşılır.

Yaşadığımız pandemi sürecinde bir temizlik aracı olarak kullanılan suyun stratejik önemi daha da artmıştır. Covid 19` un bulaşarak yayılmasını önlemek için tüm bilim insanlarının öncelikle önerdiği şey el temizliği. Bunu milyarlarca insana sağlayabilecek olan doğal kaynağın adı su ve sabun. Suyun bu salgında can kaybının artışını engelleyen önemi herkes tarafından daha iyi anlaşıldı. Özellikle kentlerimizde bir önceki yıla göre tüketilen su miktarının artmasının nedeni budur. Bu durum, suyun yaşama hakkı gibi bir insan hakkı olduğu gerçeğini bir kez daha bize hatırlatmıştır. Salgının atlatılmasından sonra su kaynaklarımız ve su yönetimimize bakışımız da değişmeli. Birçok paradigma gibi bu paradigmayı da değiştirmeliyiz.

Suya erişim bir insanlık hakkıdır. Su olmadan hayatın devamlılığını sağlamak olanaksızdır. Tarım, endüstri ve kentleşme ile ilgili faaliyetleri su olmadan yürütmek mümkün değildir. Dolayısıyla su varlıklarını korumak, aşırı kullanılmasını ve kirlenmesini önlemek insan soyunun en önemli görevlerinden biridir. Yeraltı ve yerüstü sularının kimyasal kalitesinin periyodik ve kapsamlı çalışmalarla kontrol edilmesi gereklidir. Kentsel, tarımsal ve endüstriyel faaliyetler sonucunda açığa çıkan ve gerekli önlemler alınmayınca sulara bulaşarak kirliliğe neden olan çok sayıda kimyasal vardır. Kurşun, arsenik, cıva gibi ağır metaller, sayısı epeyce kabarık olan pestisitler, sudaki klorla birleşen uçucu organik bileşikler, farmakolojik esaslı kimyasal maddeler, aromatik hidrokarbonlar ve organik klorlu kirleticiler gibi toksik etkili kimyasal maddeler en önemli kirleticiler olarak karşımıza çıkmaktadır.

Su yönetiminin başta büyük kentlerimiz başta olmak üzere başarısızlığa uğraması, temiz su kaynaklarının hızla azalması ve kirlenmesi ambalajlı su sektörünü yaratarak yıllık cirosu 7 milyar olan bir pazarın doğmasına neden olmuştur. Ülkemiz sektörel bazda Dünyanın 7. büyük ambalajlı su tüketen ülkesi haline gelmiştir. Yaklaşık on yıl önce musluklardan akan suların içildiği bir ülkeden bugün yoğun olarak ambalajlı su tüketilen bir ülkeye dönüşüm söz konusudur.

İnsan için hayati bir önem taşıyan, bir gereksinim ve hak olduğu kabul edilen suyun insanlara temiz, uygun ve bedelsiz olarak temin edilmesi ve onlara ulaştırılması sosyal bir sorumluluktan öte aynı zamanda bir insanlık görevidir de. Bu görevin yerine getirilmesinde ortaya çıkan ve giderek bir meta ticaretine indirgenen kabul edilemez bu durum, yurttaşlarımızı sahip olmaları gereken bu gerçeklikten başka bir duruma asla sürüklememelidir.

Bankkart liralara çözüm üretilmediği taktirde üyelerimizden aldığımız gücü onların lehine kullanmak için her türlü söylem ve eylem yapılacaktır
Sağlık-Sen Adana Şube Başkanı Bekir Nennioğlu, Başkan Yardımcıları Mehmet Öztürk ,Fatih Akçal ve Kadın Kolları Başkanı Şadiye Durukan ile birlikte...
Ceza avukatı, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nu ihlal edilmeden delil toplamalıdır
           Ceza avukatı, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nu ihlal edilmeden delil toplamalıdır Adana’nın tanınmış Ceza Avukatı Mert...
AGSYD Koşusu’nu ‘Büyük Yıldız’ kazandı
At sahibi Gökhan Yıldız’a kupasını Anadolu Gazeteciler Ve Spor Yazarları Derneği Adana Şube Başkanı Mustafa Boz takdim etti. Koşuda başarılı...
Aile hekimliğinde görev yapan aile sağlığı çalışanlarının taban ve teşvik ödemeleri 4 kat artırılmalı
  Sağlık-Sen Adana Şube Başkanı Bekir Nennioğlu Şehir Hastanesi önünde basın açıklaması düzenleyerek taban ve teşvik ödemelerinin utanç vesikası haline...
Güzelyalı Mahallesi Muhtarı  Göktürk Güngör, Çukurovalılar için canla başla çalışıyor
Güzelyalı Mahallesi Muhtarı  Göktürk Güngör, Çukurovalılar için canla başla çalışıyor 31 Mart 2019 seçimlerinde Güzelyalı Mahallesine Muhtar olarak seçilen ve...
    Adana  Batmanlılar Derneği Başkan Çetin’i ziyaret etti
                          Adana Batmanlılar Derneği Başkan Çetin’i ziyaret etti...
Zafer Partisi Adana İl Başkanlığı çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor
Zafer Partisi Adana İl Başkanlığı çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor Zafer Partisi Adana İl Başkanı Ayhan Binboğa ve İl Başkan...
Oğuzhan Bingöl’e kritik görev
Oğuzhan Bingöl’e kritik görev Adana Yüreğir Kaymakamlığı görevini başarıyla icra eden ve şehrin en sevilen bürokratlarından biri olan Oğuzhan Bingöl,...
Zonguldaklı Kaptan Raci Altunay, kaptanların sesi oldu
Zonguldaklı  Kaptan Raci Altunay, kaptanların sesi oldu Antalya’da yaşanan olayda tartışma yaratan ve verdiği tepki ile tüm kaptanların duygularına tercüman...
Alihan Tanoğlu, başarıdan başarıya koşuyor
Yıllardır müzik piyasasında yer alan, Adana’nın tanınmış sanatçılarından Alihan Tanoğlu, başarılı işlere ima atmaya devam ediyor. Sevilen ve teveccüh gösterilen...
Zafer Partisi Adana İl Başkanı Ayhan Binboğa Teşkilatıyla Birlikte ATO’da İstişarelerde Bulundu
Zafer Partisi Adana İl Başkanı Ayhan Binboğa teşkilatıyla birlikte Adana Ticaret Odasını ziyaret ederek, ATO Başkanı Yücel Bayram ve ATO...
GIDA FİYATLARINDAKİ ARTIŞ HIZ KESMİYOR
Ar-Ge birimi KAMUAR, fiyatlarınıAnkara’daki marketlerden düzenli olarak derlediği ve halkın en fazla tükettiği 64 temel gıda maddesinden oluşan bir sepeti...
 Erkek Kuaförü Fatih Binmez : 2023 yılının trendi  perma kıvırcık saç
                                     Erkek Kuaförü...
Türk Eğitim-Sen, 20-23 Ocak tarihleri arasında Ankara’da “Öğretmenlik Meslek Kanunu Çalıştayı” düzenliyor
Türk Eğitim-Sen, 20-23 Ocak tarihleri arasında Ankara’da “Öğretmenlik Meslek Kanunu Çalıştayı” düzenliyor.  Öğretmenlik Meslek Kanunu, 14 Şubat 2022 tarihinde yasalaşmış,...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ