Adana'nın Öncü Gazetesi
$ DOLAR → Alış: 9,58 / Satış: 9,62
€ EURO → Alış: 11,15 / Satış: 11,19

SUYA ERİŞİM BİR İNSANLIK HAKKIDIR

SUYA ERİŞİM BİR İNSANLIK HAKKIDIR
  • 22.03.2021

TMMOB Kimya Mühendisleri Odası Güney Bölge Şubesi Başkanı Ümit Türkmen, su kaynaklarında yaşanan sıkıntıya dikkat çekerek, Dünya Su Günü dolayısıyla bir açıklama yaptı. Başkan Türkmen, suya erişimin bir insanlık hakkı olduğunu ifade ederek, sözlerine şöyle devam etti.
1993 yılında BM tarafından kabul edilen ve kutlanan Dünya Su Günü bu yıl pandeminin ağırlaştırdığı su sorunlarıyla; Dünyada 2.2 milyar insanın güvenli içme suyuna erişim hakkının bulunmadığı bir ortamda yeniden kutlanmaktadır. Dünyanın su kaynakları açısından sorunlu bir bölgesinde olan ülkemizde de 2050 yıllarından sonra ciddi anlamda bir su sorunu yaşanacağı öngörülmektedir.
Son yıllarda ülkemizde ve Dünyada biraz da iklim değişikliği sonucu su ile ilgili sorunlar daha çok artmaktadır. Dünya ve özellikle ülkemizde ciddi su sorunları yaşanmaktadır. Bugün itibari ile ülkemiz su azlığı yaşayan bir ülke konumundan su fakirliği yaşamaya aday bir ülkedir.  Türkiye genelinde toplam yağış miktarlarında Doğu Karadeniz hariç 2050`den itibaren belirgin olmak üzere özellikle Akdeniz, Ege ve Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yıllık yağış miktarlarında ciddi azalmalar beklenmektedir. Tahminler 2030-2040`lardan itibaren bugün 1365 metreküp olan yıllık kişi başına düşen su potansiyelinin 700 metreküpe kadar gerileyebileceğine işaret etmektedir. Kişi başına su potansiyelinin 2 bin metreküpün altındaki ülkeler “su azlığı”, bin metreküpün altındaki ülkeler ise “su fakirliği” çeken ülke olarak tanımlanmaktadır. Türkiye bugün itibariyle bile su azlığı çeken ülkeler kategorisindedir. Bugün itibari ile İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa gibi büyük kentlerimiz ciddi bir su sıkıntısı ile karşı karşıyadır. Büyük bir hızla su kaynaklarının kirlendiği ülkemizde Doğu Karadeniz, Fırat ve Akdeniz`deki havzalar hariç bütün akarsular ciddi anlamda kirlenmiştir. Gediz, Sakarya, Kızılırmak, Menderes, Ergene gibi nehirlerin suları arıtılamayacak kadar kirlidir. Tüketilebilir yerüstü ve yeraltısuyu potansiyelinin yılık ortalama 112 milyar m3 olduğu buna karşılık tüketilen su miktarının yaklaşık 75 milyar m3 olduğu dikkate alınırsa ülkemizi ileride ciddi bir su kıtlığının beklediği tahmin edilebilir. Yıllık binde 12 nüfus artışı göz önüne alındığında en iyimser tahminle mevcut kaynakların en fazla 2055 yılına kadar yeterli olacağı anlaşılır.

Yaşadığımız pandemi sürecinde bir temizlik aracı olarak kullanılan suyun stratejik önemi daha da artmıştır. Covid 19` un bulaşarak yayılmasını önlemek için tüm bilim insanlarının öncelikle önerdiği şey el temizliği. Bunu milyarlarca insana sağlayabilecek olan doğal kaynağın adı su ve sabun. Suyun bu salgında can kaybının artışını engelleyen önemi herkes tarafından daha iyi anlaşıldı. Özellikle kentlerimizde bir önceki yıla göre tüketilen su miktarının artmasının nedeni budur. Bu durum, suyun yaşama hakkı gibi bir insan hakkı olduğu gerçeğini bir kez daha bize hatırlatmıştır. Salgının atlatılmasından sonra su kaynaklarımız ve su yönetimimize bakışımız da değişmeli. Birçok paradigma gibi bu paradigmayı da değiştirmeliyiz.

Suya erişim bir insanlık hakkıdır. Su olmadan hayatın devamlılığını sağlamak olanaksızdır. Tarım, endüstri ve kentleşme ile ilgili faaliyetleri su olmadan yürütmek mümkün değildir. Dolayısıyla su varlıklarını korumak, aşırı kullanılmasını ve kirlenmesini önlemek insan soyunun en önemli görevlerinden biridir. Yeraltı ve yerüstü sularının kimyasal kalitesinin periyodik ve kapsamlı çalışmalarla kontrol edilmesi gereklidir. Kentsel, tarımsal ve endüstriyel faaliyetler sonucunda açığa çıkan ve gerekli önlemler alınmayınca sulara bulaşarak kirliliğe neden olan çok sayıda kimyasal vardır. Kurşun, arsenik, cıva gibi ağır metaller, sayısı epeyce kabarık olan pestisitler, sudaki klorla birleşen uçucu organik bileşikler, farmakolojik esaslı kimyasal maddeler, aromatik hidrokarbonlar ve organik klorlu kirleticiler gibi toksik etkili kimyasal maddeler en önemli kirleticiler olarak karşımıza çıkmaktadır.

Su yönetiminin başta büyük kentlerimiz başta olmak üzere başarısızlığa uğraması, temiz su kaynaklarının hızla azalması ve kirlenmesi ambalajlı su sektörünü yaratarak yıllık cirosu 7 milyar olan bir pazarın doğmasına neden olmuştur. Ülkemiz sektörel bazda Dünyanın 7. büyük ambalajlı su tüketen ülkesi haline gelmiştir. Yaklaşık on yıl önce musluklardan akan suların içildiği bir ülkeden bugün yoğun olarak ambalajlı su tüketilen bir ülkeye dönüşüm söz konusudur.

İnsan için hayati bir önem taşıyan, bir gereksinim ve hak olduğu kabul edilen suyun insanlara temiz, uygun ve bedelsiz olarak temin edilmesi ve onlara ulaştırılması sosyal bir sorumluluktan öte aynı zamanda bir insanlık görevidir de. Bu görevin yerine getirilmesinde ortaya çıkan ve giderek bir meta ticaretine indirgenen kabul edilemez bu durum, yurttaşlarımızı sahip olmaları gereken bu gerçeklikten başka bir duruma asla sürüklememelidir.

SENDİKALI OLMANIN AVANTAJI PANDEMİ DÖNEMİNDE DAHA ÇOK ORTAYA ÇIKTI
Özçelik-İş Sendikası Adana Şube Başkanı Sedat Aydın, sözleşme dönemine girdiklerini söyleyerek, sendikalı olmanın özellikle pandemi döneminde fark oluşturduğuna dikkat çekti....
YENİDEN REFAH PARTİSİ OLARAK TARİHİN AKIŞINI DEĞİŞTİRMEYE TALİBİZ
YENİDEN REFAH PARTİSİ OLARAK TARİHİN AKIŞINI DEĞİŞTİRMEYE TALİBİZ Yeniden Refah Partisi Seyhan İlçe Başkanı Hasan Arık, Yeniden Refah Partisi’nin sıradan...
Turhan Üçgül : Satış yetkisini aldığımız bir portföyü ortalama 5 haftada satışa dönüştürüyoruz
Klikya Gayrimenkul şirketinin Yönetici Ortağı Turhan Üçgül, yılın son çeyreğine girilen şu günlerde emlak piyasası ile açıklamalarda bulundu. Emlak sektörünü,...
EĞİTİM-BİR-SEN’DEN OKULLAR İÇİN İKİ ÖNEMLİ TEKLİF
Yaklaşık bir ay önce okulların açılmasıyla birlikte okullardaki eğitim-öğretimin sağlıklı bir şekilde devam edebilmesi adına hayati öneme sahip güvenlik ile...
Kadri BAĞDU’nun katledilişinin 7. yılında bir kez daha faillerin bulunması ve cezalandırılması için tüm mülki amirleri daha etkin ve sonuç alıcı bir soruşturma yapmaya çağırıyoruz.
Kadri BAĞDU’nun katledilişinin 7. yılında bir kez daha faillerin bulunması ve cezalandırılması için tüm mülki amirleri daha etkin ve sonuç...
GENÇLİK BİR ARAYA GELİYOR
GENÇLİK BİR ARAYA GELİYOR CHP Yüreğir Gençlik Örgütü Başkanı Eren Yıldırım, gençlere seslendi. Hep birlikte kenetlenerek sorunlara çözüm üreteceklerini, dinamik,...
Sağlık-Sen’den Adana Doğumevi Hastanesinde altın kutularının depoya kaldırıldığı iddiasına cevap
Sağlık-Sen’den Adana Doğumevi Hastanesinde altın kutularının depoya kaldırıldığı iddiasına cevap Sosyal medyada ki Adana merkezli bir sosyal paylaşım sitesinde sağlık...
Sabahattin Eşberk gençlere ve sonraki nesillere idol olmuştur
CHP Yüreğir ilçe Örgütü adına Başkan İnşaat Mühendisi Bülent Öğrü, Yüreğir ilçesinin kurucu Belediye Başkanı Sabahattin Eşberk’in isminin Güneşli Mahallesi...
ASİM Başkanı Eraslan: “Şehrimizin Tanıtımına Darbe Vurulmasına İzin Vermeyin”
Adana Sivil İnisiyatif Meclisi (ASİM) aylık olağan toplantısında yerel, ulusal ve kürsel konuları değerlendirdi. Toplantıda Adana Lezzet Festivali ile ilgili...
Çağrı merkezi çalışanları Türkiye Haber-İş Sendikasında örgütleniyor
Türkiye Haber-İş Sendikası Adana Şube Başkanı Mehmet Aslangöz, çağrı merkezi çalışanlarını sendika çatısı altında örgütlenmeye davet etti. Başkan Aslangöz, çağrı...
AK Parti Adana Teşkilatları yine birinci
AK Parti Adana teşkilatları eylül ayında 17 bin 22 yeni üye yaparak Türkiye geneli en fazla üye yapan iller arasında...
“SAĞLIKLI BİR DÜNYA İÇİN TEMİZ ÇEVRE”
TMMOB Mimarlar Odası Adana Şubesi tarafından “Dünya Mimarlık Günü” nedeniyle bir basın açıklaması yapıldı. Yönetim Kurulu adına konuşan Mimarlar Odası...
Adana Basın ve Kamuoyuna Duyurumuzdur!
Adana Basın ve Kamuoyuna Duyurumuzdur! TÜED Genel Merkezinin en büyük şubesi ve şah damarı olan yaklaşık 70 bin üyeyi temsil...
GLOBAL İŞ İNSANLARI PLATFORMU ÜYELERİ YEMEKLİ TOPLANTIDA BİR ARAYA GELDİ
GLOBAL İŞ İNSANLARI PLATFORMU ÜYELERİ YEMEKLİ TOPLANTIDA BİR ARAYA GELDİ Farklı sektörlerdeki iş insanlarını bir araya getirerek iş ağını geliştirmeyi...
Yürekli: “5 Ocak’ın diriliş ruhunu yeniden canlandıracağız”
Yürekli: “5 Ocak’ın diriliş ruhunu yeniden canlandıracağız” – Adanapost Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Yürekli, Adana’nın Fransız işgalinden kurtuluşunun 100. yılı...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ