Hürriyetçi Eğitim Sen Adana 1 No’lu Şube Başkan Adayı Mehmet Akif Özcan’dan Kapsamlı Manifesto
Hürriyetçi Eğitim Sen Adana 1 No’lu Şube Başkan Adayı Mehmet Akif Özcan’dan Kapsamlı Manifesto
Hürriyetçi Eğitim Sen Adana 1 No’lu Şube Başkanlığı için adaylığını açıklayan Mehmet Akif Özcan, sendikal mücadeleye dair kapsamlı bir manifesto yayımladı. Özcan, sendikal iradenin yalnızca üyelerden alınacağını vurgulayarak, hiçbir siyasi yapıdan, makamdan ya da kişisel ilişkiden talimat kabul edilmeyeceğini ifade etti. “Sendika siyasetin arka bahçesi değildir” sözleriyle bağımsız sendikacılık anlayışının altını çizdi.

Özcan manifestosunda liyakat ve şeffaflığın pazarlık konusu yapılamayacağını belirterek, kapalı kapılar ardında sendikacılık yapılamayacağını, yönetimin yetkiyle değil hesap verme sorumluluğuyla yürütülmesi gerektiğini dile getirdi. Kararların keyfi değil, gerekçeli ve şeffaf olmak zorunda olduğunu vurguladı.
Üyenin hakkı söz konusu olduğunda “denge değil adalet” savunacaklarını ifade eden Özcan, haksızlık karşısında orta yol aranamayacağını, güçlü ile zayıf arasında denge kurulamayacağını söyledi. Kimin hakkı yenmişse sendikanın onun yanında duracağını belirten Özcan, “Haksızlık karşısında susmak sendikacılık değildir” dedi.
Öğretmenlerin ve tüm eğitim çalışanlarının mesleki itibarı, emeği ve hakkının dokunulmaz olduğunu vurgulayan Özcan, öğrenilmiş çaresizliğe teslim olunamayacağını ifade etti. Sendikal mücadelenin gürültüyle değil sonuçla ölçüleceğini belirten Özcan, sorunların vitrin için değil çözmek için ele alınacağını, tribünlere oynayan değil sahada kalan bir anlayışı savunduklarını söyledi.
Sosyal sendikacılık anlayışına da dikkat çeken Özcan, sendikanın yalnızca hak arama yeri değil; üyelerin dayanışma ve etkinliklerle bir araya geldiği bir yapı olması gerektiğini belirterek, sendikanın ayrıştıran değil yan yana durmayı güçlendiren bir yapı olacağını ifade etti.
Eğitimde yaşanan sorunları parça parça değil bir bütün olarak ele aldıklarını dile getiren Özcan; fiziki koşullardan sınıf mevcutlarına, okul ihtiyaçlarından çalışma ortamlarına kadar insani ve pedagojik şartların sağlanmadığı hiçbir yerde sağlıklı bir eğitimden söz edilemeyeceğini belirtti. Eğitim çalışanlarının ve öğrencilerin insan onuruna yakışır koşullarda eğitim yapabilmesi için sahadan gelen her sorunu görmezden gelmeden takip etmeyi ve çözüm üretmeyi sendikal sorumluluk olarak gördüklerini vurguladı. Eğitimin bir ayrıcalık ya da ticari alan değil, herkes için eşit ve erişilebilir olması gereken temel bir hak olduğunu söyledi.
Özcan ayrıca, ilkesiz pazarlıkları normalleştiren, ihtiras uğruna yanındakileri gözden çıkaran ve gerçeği eğip bükmeyi yöntem haline getiren anlayışın karşısında açık ve net bir duruş sergilediklerini ifade etti.
Manifestosunu, “Bu metin sayının değil insanın, güçlü olmanın değil haklı durmanın metnidir. Biz bu yola aile olabilmek için çıktık ve yol arkadaşlığımızı en büyük gücümüz olarak görüyoruz” sözleriyle özetleyen Özcan, 15 Şubat 2026 Pazar günü yapılacak Demokrasi Şöleni’ne tüm üyeleri davet etti.
Haber : Özlem PEKDURANER
















