Adana'nın Öncü Gazetesi
$ DOLAR → Alış: 37,84 / Satış: 37,99
€ EURO → Alış: 41,71 / Satış: 41,88

SUYA ERİŞİM BİR İNSANLIK HAKKIDIR

SUYA ERİŞİM BİR İNSANLIK HAKKIDIR
  • 22.03.2021

TMMOB Kimya Mühendisleri Odası Güney Bölge Şubesi Başkanı Ümit Türkmen, su kaynaklarında yaşanan sıkıntıya dikkat çekerek, Dünya Su Günü dolayısıyla bir açıklama yaptı. Başkan Türkmen, suya erişimin bir insanlık hakkı olduğunu ifade ederek, sözlerine şöyle devam etti.
1993 yılında BM tarafından kabul edilen ve kutlanan Dünya Su Günü bu yıl pandeminin ağırlaştırdığı su sorunlarıyla; Dünyada 2.2 milyar insanın güvenli içme suyuna erişim hakkının bulunmadığı bir ortamda yeniden kutlanmaktadır. Dünyanın su kaynakları açısından sorunlu bir bölgesinde olan ülkemizde de 2050 yıllarından sonra ciddi anlamda bir su sorunu yaşanacağı öngörülmektedir.
Son yıllarda ülkemizde ve Dünyada biraz da iklim değişikliği sonucu su ile ilgili sorunlar daha çok artmaktadır. Dünya ve özellikle ülkemizde ciddi su sorunları yaşanmaktadır. Bugün itibari ile ülkemiz su azlığı yaşayan bir ülke konumundan su fakirliği yaşamaya aday bir ülkedir.  Türkiye genelinde toplam yağış miktarlarında Doğu Karadeniz hariç 2050`den itibaren belirgin olmak üzere özellikle Akdeniz, Ege ve Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yıllık yağış miktarlarında ciddi azalmalar beklenmektedir. Tahminler 2030-2040`lardan itibaren bugün 1365 metreküp olan yıllık kişi başına düşen su potansiyelinin 700 metreküpe kadar gerileyebileceğine işaret etmektedir. Kişi başına su potansiyelinin 2 bin metreküpün altındaki ülkeler “su azlığı”, bin metreküpün altındaki ülkeler ise “su fakirliği” çeken ülke olarak tanımlanmaktadır. Türkiye bugün itibariyle bile su azlığı çeken ülkeler kategorisindedir. Bugün itibari ile İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa gibi büyük kentlerimiz ciddi bir su sıkıntısı ile karşı karşıyadır. Büyük bir hızla su kaynaklarının kirlendiği ülkemizde Doğu Karadeniz, Fırat ve Akdeniz`deki havzalar hariç bütün akarsular ciddi anlamda kirlenmiştir. Gediz, Sakarya, Kızılırmak, Menderes, Ergene gibi nehirlerin suları arıtılamayacak kadar kirlidir. Tüketilebilir yerüstü ve yeraltısuyu potansiyelinin yılık ortalama 112 milyar m3 olduğu buna karşılık tüketilen su miktarının yaklaşık 75 milyar m3 olduğu dikkate alınırsa ülkemizi ileride ciddi bir su kıtlığının beklediği tahmin edilebilir. Yıllık binde 12 nüfus artışı göz önüne alındığında en iyimser tahminle mevcut kaynakların en fazla 2055 yılına kadar yeterli olacağı anlaşılır.

Yaşadığımız pandemi sürecinde bir temizlik aracı olarak kullanılan suyun stratejik önemi daha da artmıştır. Covid 19` un bulaşarak yayılmasını önlemek için tüm bilim insanlarının öncelikle önerdiği şey el temizliği. Bunu milyarlarca insana sağlayabilecek olan doğal kaynağın adı su ve sabun. Suyun bu salgında can kaybının artışını engelleyen önemi herkes tarafından daha iyi anlaşıldı. Özellikle kentlerimizde bir önceki yıla göre tüketilen su miktarının artmasının nedeni budur. Bu durum, suyun yaşama hakkı gibi bir insan hakkı olduğu gerçeğini bir kez daha bize hatırlatmıştır. Salgının atlatılmasından sonra su kaynaklarımız ve su yönetimimize bakışımız da değişmeli. Birçok paradigma gibi bu paradigmayı da değiştirmeliyiz.

Suya erişim bir insanlık hakkıdır. Su olmadan hayatın devamlılığını sağlamak olanaksızdır. Tarım, endüstri ve kentleşme ile ilgili faaliyetleri su olmadan yürütmek mümkün değildir. Dolayısıyla su varlıklarını korumak, aşırı kullanılmasını ve kirlenmesini önlemek insan soyunun en önemli görevlerinden biridir. Yeraltı ve yerüstü sularının kimyasal kalitesinin periyodik ve kapsamlı çalışmalarla kontrol edilmesi gereklidir. Kentsel, tarımsal ve endüstriyel faaliyetler sonucunda açığa çıkan ve gerekli önlemler alınmayınca sulara bulaşarak kirliliğe neden olan çok sayıda kimyasal vardır. Kurşun, arsenik, cıva gibi ağır metaller, sayısı epeyce kabarık olan pestisitler, sudaki klorla birleşen uçucu organik bileşikler, farmakolojik esaslı kimyasal maddeler, aromatik hidrokarbonlar ve organik klorlu kirleticiler gibi toksik etkili kimyasal maddeler en önemli kirleticiler olarak karşımıza çıkmaktadır.

Su yönetiminin başta büyük kentlerimiz başta olmak üzere başarısızlığa uğraması, temiz su kaynaklarının hızla azalması ve kirlenmesi ambalajlı su sektörünü yaratarak yıllık cirosu 7 milyar olan bir pazarın doğmasına neden olmuştur. Ülkemiz sektörel bazda Dünyanın 7. büyük ambalajlı su tüketen ülkesi haline gelmiştir. Yaklaşık on yıl önce musluklardan akan suların içildiği bir ülkeden bugün yoğun olarak ambalajlı su tüketilen bir ülkeye dönüşüm söz konusudur.

İnsan için hayati bir önem taşıyan, bir gereksinim ve hak olduğu kabul edilen suyun insanlara temiz, uygun ve bedelsiz olarak temin edilmesi ve onlara ulaştırılması sosyal bir sorumluluktan öte aynı zamanda bir insanlık görevidir de. Bu görevin yerine getirilmesinde ortaya çıkan ve giderek bir meta ticaretine indirgenen kabul edilemez bu durum, yurttaşlarımızı sahip olmaları gereken bu gerçeklikten başka bir duruma asla sürüklememelidir.

“Tüketimin durması milli ekonomiye sabotajdır, darbedir!”
“Tüketimin durması milli ekonomiye sabotajdır, darbedir!” MHP Adana İl Başkanı Yusuf Kanlı, yolsuzluk suçlamalarından yargılanıp tutuklanan ve İBB Başkanlığı görevinden...
AVUKAT MERT ARIOĞLU, 2025 NBFA VÜCUT GELİŞTİRME AVRUPA ŞAMPİYONLAR  ŞAMPİYONU OLDU
AVUKAT MERT ARIOĞLU, 2025 NBFA VÜCUT GELİŞTİRME AVRUPA ŞAMPİYONLAR  ŞAMPİYONU OLDU   30 Mart 2025 tarihinde Rusya’nın Ekaterinburg şehrinde yapılan ...
“Bayramda Görev Başındaki Sağlık Emekçilerine Haksızlık: İdari İzin Mağduriyeti Son Bulsun!
“Bayramda Görev Başındaki Sağlık Emekçilerine Haksızlık: İdari İzin Mağduriyeti Son Bulsun! Memur-Sen ve Sağlık-Sen Adana Şube Başkanı Bekir Nennioğlu, yönetim...
Tamer Dağlı’dan Bayram Mesajı
Tamer Dağlı’dan Bayram Mesajı AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı yayınladığı mesaj ile tüm hemşehrilerinin bayramını tebrik etti. Dağlı...
TAMER DAĞLI: “RAMAZAN AYI, BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZİ PEKİŞTİRİYOR”
TAMER DAĞLI: “RAMAZAN AYI, BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZİ PEKİŞTİRİYOR” AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı, düzenlenen iftar programında davetlilerle bir...
AK Parti Adana İl Başkanlığı’nın sağlık çalışanlarına özel olarak düzenlediği iftar programı düzenledi
AK Parti Adana İl Başkanlığı’nın sağlık çalışanlarına özel olarak düzenlediği iftar programı düzenledi. AK Parti Adana İl Başkanlığı’nın sağlık çalışanlarına özel...
“Şehitlerimizin aileleri başımızın tacıdırlar”
“Şehitlerimizin aileleri başımızın tacıdırlar” MHP Adana İl Başkanı Yusuf Kanlı, Adana Şehit Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nde şehit aileleriyle birlikte...
Gönüllü Anneler Topluluğu ve CHP Adana İl Kadın Kolları’ndan Özel Gereksinimli Bireyler İçin Anlamlı Etkinlik: Resim Sergisi ve İftar Yemeği
Gönüllü Anneler Topluluğu ve CHP Adana İl Kadın Kolları’ndan Özel Gereksinimli Bireyler İçin Anlamlı Etkinlik: Resim Sergisi ve İftar Yemeği...
NEVRUZ KARDEŞLİK MEŞALESİNİN SİMGESİDİR
NEVRUZ KARDEŞLİK MEŞALESİNİN SİMGESİDİR Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Seyhan ilçe başkanı Hakan Yıldırım Nevruz Bayramı Vesilesi ile Kutlama Mesajı Yayımladı....
ÇANAKKALE ZAFERİ TARİHİ BİR İBRET VESİKASIDIR
ÇANAKKALE ZAFERİ TARİHİ BİR İBRET VESİKASIDIR Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Seyhan ilçe başkanı Hakan Yıldırım’dan 18 Mart Çanakkale Zaferi ve...
Yetimler mutluluğa uçtu
Yetimler mutluluğa uçtu 15 Ramazan Dünya Yetimler Gününde merkez Çukurova ilçesi Rüzgârlı Tepe mevkiinde organize edilen etkinliğe katılan yetim çocuklar,...
“Atatürk’ün Adana’yı ziyareti büyük bir onurdur”
“Atatürk’ün Adana’yı ziyareti büyük bir onurdur” MHP Adana İl Başkanı Yusuf Kanlı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Adana’ya gelişinin 102. yıl...
Avukat, Arabulucu Dilara Özuğur: Evin kapı camını kırmak,  evlilik birliğinin fiziksel şiddet yüzünden sarsılması sebebiyle boşanma davasının konusudur.
Avukat, Arabulucu Dilara Özuğur: Evin kapı camını kırmak,  evlilik birliğinin fiziksel şiddet yüzünden sarsılması sebebiyle boşanma davasının konusudur.    Avukat,...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ