Adana'nın Öncü Gazetesi
$ DOLAR → Alış: 42,94 / Satış: 43,12
€ EURO → Alış: 50,15 / Satış: 50,35

SUYA ERİŞİM BİR İNSANLIK HAKKIDIR

SUYA ERİŞİM BİR İNSANLIK HAKKIDIR
  • 22.03.2021

TMMOB Kimya Mühendisleri Odası Güney Bölge Şubesi Başkanı Ümit Türkmen, su kaynaklarında yaşanan sıkıntıya dikkat çekerek, Dünya Su Günü dolayısıyla bir açıklama yaptı. Başkan Türkmen, suya erişimin bir insanlık hakkı olduğunu ifade ederek, sözlerine şöyle devam etti.
1993 yılında BM tarafından kabul edilen ve kutlanan Dünya Su Günü bu yıl pandeminin ağırlaştırdığı su sorunlarıyla; Dünyada 2.2 milyar insanın güvenli içme suyuna erişim hakkının bulunmadığı bir ortamda yeniden kutlanmaktadır. Dünyanın su kaynakları açısından sorunlu bir bölgesinde olan ülkemizde de 2050 yıllarından sonra ciddi anlamda bir su sorunu yaşanacağı öngörülmektedir.
Son yıllarda ülkemizde ve Dünyada biraz da iklim değişikliği sonucu su ile ilgili sorunlar daha çok artmaktadır. Dünya ve özellikle ülkemizde ciddi su sorunları yaşanmaktadır. Bugün itibari ile ülkemiz su azlığı yaşayan bir ülke konumundan su fakirliği yaşamaya aday bir ülkedir.  Türkiye genelinde toplam yağış miktarlarında Doğu Karadeniz hariç 2050`den itibaren belirgin olmak üzere özellikle Akdeniz, Ege ve Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yıllık yağış miktarlarında ciddi azalmalar beklenmektedir. Tahminler 2030-2040`lardan itibaren bugün 1365 metreküp olan yıllık kişi başına düşen su potansiyelinin 700 metreküpe kadar gerileyebileceğine işaret etmektedir. Kişi başına su potansiyelinin 2 bin metreküpün altındaki ülkeler “su azlığı”, bin metreküpün altındaki ülkeler ise “su fakirliği” çeken ülke olarak tanımlanmaktadır. Türkiye bugün itibariyle bile su azlığı çeken ülkeler kategorisindedir. Bugün itibari ile İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa gibi büyük kentlerimiz ciddi bir su sıkıntısı ile karşı karşıyadır. Büyük bir hızla su kaynaklarının kirlendiği ülkemizde Doğu Karadeniz, Fırat ve Akdeniz`deki havzalar hariç bütün akarsular ciddi anlamda kirlenmiştir. Gediz, Sakarya, Kızılırmak, Menderes, Ergene gibi nehirlerin suları arıtılamayacak kadar kirlidir. Tüketilebilir yerüstü ve yeraltısuyu potansiyelinin yılık ortalama 112 milyar m3 olduğu buna karşılık tüketilen su miktarının yaklaşık 75 milyar m3 olduğu dikkate alınırsa ülkemizi ileride ciddi bir su kıtlığının beklediği tahmin edilebilir. Yıllık binde 12 nüfus artışı göz önüne alındığında en iyimser tahminle mevcut kaynakların en fazla 2055 yılına kadar yeterli olacağı anlaşılır.

Yaşadığımız pandemi sürecinde bir temizlik aracı olarak kullanılan suyun stratejik önemi daha da artmıştır. Covid 19` un bulaşarak yayılmasını önlemek için tüm bilim insanlarının öncelikle önerdiği şey el temizliği. Bunu milyarlarca insana sağlayabilecek olan doğal kaynağın adı su ve sabun. Suyun bu salgında can kaybının artışını engelleyen önemi herkes tarafından daha iyi anlaşıldı. Özellikle kentlerimizde bir önceki yıla göre tüketilen su miktarının artmasının nedeni budur. Bu durum, suyun yaşama hakkı gibi bir insan hakkı olduğu gerçeğini bir kez daha bize hatırlatmıştır. Salgının atlatılmasından sonra su kaynaklarımız ve su yönetimimize bakışımız da değişmeli. Birçok paradigma gibi bu paradigmayı da değiştirmeliyiz.

Suya erişim bir insanlık hakkıdır. Su olmadan hayatın devamlılığını sağlamak olanaksızdır. Tarım, endüstri ve kentleşme ile ilgili faaliyetleri su olmadan yürütmek mümkün değildir. Dolayısıyla su varlıklarını korumak, aşırı kullanılmasını ve kirlenmesini önlemek insan soyunun en önemli görevlerinden biridir. Yeraltı ve yerüstü sularının kimyasal kalitesinin periyodik ve kapsamlı çalışmalarla kontrol edilmesi gereklidir. Kentsel, tarımsal ve endüstriyel faaliyetler sonucunda açığa çıkan ve gerekli önlemler alınmayınca sulara bulaşarak kirliliğe neden olan çok sayıda kimyasal vardır. Kurşun, arsenik, cıva gibi ağır metaller, sayısı epeyce kabarık olan pestisitler, sudaki klorla birleşen uçucu organik bileşikler, farmakolojik esaslı kimyasal maddeler, aromatik hidrokarbonlar ve organik klorlu kirleticiler gibi toksik etkili kimyasal maddeler en önemli kirleticiler olarak karşımıza çıkmaktadır.

Su yönetiminin başta büyük kentlerimiz başta olmak üzere başarısızlığa uğraması, temiz su kaynaklarının hızla azalması ve kirlenmesi ambalajlı su sektörünü yaratarak yıllık cirosu 7 milyar olan bir pazarın doğmasına neden olmuştur. Ülkemiz sektörel bazda Dünyanın 7. büyük ambalajlı su tüketen ülkesi haline gelmiştir. Yaklaşık on yıl önce musluklardan akan suların içildiği bir ülkeden bugün yoğun olarak ambalajlı su tüketilen bir ülkeye dönüşüm söz konusudur.

İnsan için hayati bir önem taşıyan, bir gereksinim ve hak olduğu kabul edilen suyun insanlara temiz, uygun ve bedelsiz olarak temin edilmesi ve onlara ulaştırılması sosyal bir sorumluluktan öte aynı zamanda bir insanlık görevidir de. Bu görevin yerine getirilmesinde ortaya çıkan ve giderek bir meta ticaretine indirgenen kabul edilemez bu durum, yurttaşlarımızı sahip olmaları gereken bu gerçeklikten başka bir duruma asla sürüklememelidir.

Psikolog Yusra Taşkın: Trafik Güvenliği Psikoteknik Değerlendirme ile Güçleniyor.
Psikolog Yusra Taşkın: Trafik Güvenliği Psikoteknik Değerlendirme ile Güçleniyor. Trafik kazalarının önlenmesinde yalnızca kurallar değil, sürücülerin zihinsel ve psikolojik yeterlilikleri...
Doctorem Global Adana Temsilcisi Esra Yıldırmaz: “Büyük Hayaller, Büyük Yıldızlar Yaratır” 85 ülkede faaliyet gösteren, geniş ürün yelpazesi ve güçlü...
ADANA İHH 2025’TE BİNLERCE İHTİYAÇ SAHİBİNE ULAŞTI Adana İHH Başkanı Mahmut Eraslan 2025 yılının değerlendirmesini yaptığı açıklamada Adanalı yüzlerce hayırseverin...
AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı’dan Yeni Yıl Mesajı AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı, yeni yıl dolayısıyla...
EĞİTİM-BİR-SEN’DEN ÖĞRETMENE YASAL GÜVENCE _Millî Eğitim Bakanlığı, Eğitim-Bir-Sen’in ısrarlı takibi sonucu eğitim çalışanlarını mesnetsiz şikayetlere karşı koruyacak hukuki adımı hayata...
Gaziantep’in 104. Kurtuluş Yıl Dönümü Coşkuyla Kutlandı Gaziantep’in düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yıl dönümü dolayısıyla Gaziantep ve Yöresi Kültür Dayanışma...
Yetimler Gençlere Emanet İHH İnsani Yardım Vakfı tarafından yürütülen “Yetimler Gençlere Emanet” projesi çerçevesinde, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile imzalanan...
ATB BAŞKANI BİLGİÇ, “UZAKLAR ARTIK ÇOK YAKIN” İran Türkiye Ticaret Müsteşarı Dr. Kamran Davarı Nikon ile Uluslararası Sanayiciler ve İş...
Ağır Engelli Vatandaştan Adana’ya “Bakım Evi” Çağrısı Kendisi de yüzde 78 oranında ortopedik ağır engelli olan Mehmet Şimşek, Adana’daki engelli...
Adana Arıcılığı Masaya Yatırıldı: Başkan Kılıçkaya’dan Üreticiye Destek Çağrısı Adana Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yunus Kılıçkaya, kentte arıcılıkla geçimini sağlayan...
YENİ YIL ENERJİSİNİN BİRİCİK ADRESİ  M1 ADANA AVM
M1 Adana Alışveriş Merkezi bu yıl da yeni yılı ziyaretçileri ile birlikte kutlamak üzere coşkulu bir program hazırladı. “YENİ YIL...
Adana Mali Müşavirler Odası Başkanı Levent Deniz: “Liyakatsiz yetkilendirme mükellefi denetimsiz bırakır” Adana Mali Müşavirler Odası’nın, 586 sıra numaralı Vergi...
MHP Seyhan İlçe Başkanlığı’ndan Sokaktaki Can Dostlarımız İçin Duyarlılık Çağrısı MHP Seyhan İlçe Başkanı Sayın Hakan Yıldırım, özellikle mevsim şartlarının...
Adana Nakliyeciler Sitesi Başkanı Şahin Yalı’dan Esnafa Destek Mesajı Adana Nakliyeciler Sitesi Başkanı Şahin Yalı, site esnafı ile bir araya...
DİSK Adana 2 No’lu Şube Başkanı Serdar Çapar’dan Üyelere Dayanışma Ziyareti DİSK Adana 2 No’lu Şube Başkanı Serdar Çapar, şube...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ